NAD

NAD, yani nikotinamid adenin dinükleotid, tüm canlı hücrelerde bulunan önemli bir koenzimdir. Vücuttaki biyokimyasal reaksiyonlarda enerji üretimi ve DNA tamiri gibi hayati süreçlerde rol oynar. NAD, hücrelerin metabolizmasını düzenler ve oksidatif stresi azaltarak yaşlanma sürecini yavaşlatabilir.

NAD+ Nedir?

NAD+ (oksitlenmiş formdaki NAD), vücutta enerji üretimi ve hücresel fonksiyonların sürdürülmesinde kilit rol oynayan bir moleküldür. NAD+ seviyeleri yaşla birlikte azalabilir, bu da hücre fonksiyonlarında ve enerji seviyelerinde düşüşe neden olabilir. NAD+ seviyelerini artırmak, yaşlanma belirtilerini geciktirebilir ve genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratabilir.

NAD Tedavisi Ne İşe Yarar?

NAD tedavisi, NAD+ seviyelerini artırmayı hedefleyen bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi, vücut enerjisinin artmasına, zihinsel netliğin iyileşmesine ve hücresel sağlığın korunmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, bağımlılık tedavisinde ve nörodejeneratif hastalıkların yönetiminde de NAD tedavisinin faydalı olabileceği düşünülmektedir.

NAD Tedavisi Hangi Hastalıklara İyi Gelir?

NAD tedavisi, özellikle nörodejeneratif hastalıklar, kronik yorgunluk sendromu, bağımlılıklar, depresyon, anksiyete ve kardiyovasküler hastalıklar gibi rahatsızlıklarda kullanılır. NAD+ seviyelerinin artırılması, bu hastalıkların semptomlarını hafifletebilir ve hastaların yaşam kalitesini artırabilir.

Uzm. Dr. Zeynep PEHLİVAN

Sıkça Sorulan Sorular

Medikal estetik, bu yıpranmaları onararak kozmetik olarak vücudun en güzel haline kavuşmasını sağlayan tedavileri kapsayan bir alandır.

  • Ameliyat gibi cerrahi yöntemlere başvurulmaz.
  • Ciltte kesi oluşturmadan uygulanan bir yöntem olduğu için genel anestezi yapılmaz.
  • Ağrısız bir uygulamadır.
  • Kişi, operasyon sonrasında günlük yaşantısına çok kısa bir sürede geri dönebilir.
  • Enfeksiyon gelişme riski oldukça düşüktür.
  • Estetik başarı oranı yüksektir.
  • Estetik ve plastik cerrahi prosedürlere kıyasla daha uygun maliyetlidir.
  • Tedavi işlemlerinin süresi kısadır.

IV Therapy, damar yolu aracılığıyla vitaminlerin, minerallerin, aminoasitlerin ve
antioksidanların doğrudan dokulara gittiği ve % 90’nın üzerinde emilim oranıyla sonuçlanan, vitamin, mineral ve antioksidanları dokulara iletmenin en hızlı ve en etkili yoludur. İnsan vücudu kimyasallardan, radyasyondan ve diğer faktörlerden kaynaklanan hasarı sürekli olarak onarır. 

  •       Bağışıklığı güçlendirir (soğuk algınlığı veya gripten korunma)
  •       Konsantrasyon ve zihinsel odaklanmayı arttırır
  •       Kan şekerinin dengelenmesini sağlar
  •       Hangover (akşamdan kalma) durumunu iyileştirir
  •       Hormonal dengesizliği düzenler
  •       Yaşlanma belirtilerini azaltır
  •       Egzersiz sonrası iyileşme sürecini kısaltır
  •       Enerji verir
  •       Cilt sorunlarını azaltır