Saç PRP uygulaması mezoterapi işlemi ile birlikte veya tek başına her tip saç dökülmesinde uygulanabilir, son yıllarda saç kaybının önlenmesinde uygulanan en iyi yöntemlerden biri haline gelmiştir.PRP tedavisi hem kadınlarda hem de erkeklerde oldukça faydalı sonuçlar sağlayan bir yöntemdir.

PRP; “PlateletRichPlasma”yani “trombosit açısından zenginleştirilmiş plazma” olarak olarak adlandırılan tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. Bu uygulama kişiden alınan az miktardaki kanın, özel bir tüpe konularak santrifüj işlemi yapıldıktan sonra büyüme faktörleri içeren trombosit açısından daha zengin ve daha yoğun hale getirilerek yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilmesini temel alır.Saça uygulanan PRP işleminde saç köklerinin onarılması ve güçlendirilmesi hedeflenir. Böylece incelmiş ve yıpranmış saç folikülleri onarılarak saçın tekrar sağlıklı görünme kavuşması, saç dökülmesinde azalma, uyuyan saç köklerini canlandırmak ve yeni saç büyümesini uyarmak amaçlanır. PRP’nin en önemli özellikleri; uzun etkili olması, kolay ve güvenli biçimde uygulanır olmasıdır.

SAÇ PRP NASIL UYGULANIR?

Saç PRP uygulaması kişiden alınan kanın bir santrifüj işlemi sonrasında birleşenlerine ayrılarak trombosit yönünden zenginleştirilmesidir. Santrifüj işlemi ile kanın trombositten zengin birleşenleri, diğer birleşenlerinden ayrılır. Hazırlanan PRP solüsyonu, çok ince uçlu iğneler vasıtasıyla, saçlı bölgeye enjekte edilir. Saç PRP işleminde genellikle 1-2 hafta arayla 4-6 seans şeklinde uygulama yapılır. İşlem süresi ortalama 30-45 dakika civarındadır. Tedavi devamında tekrar eden seanslar önerilir. Bu tekrarlar kişinin ihtiyacına göre 2 ayda veya 3 ayda bir yapılabilir. Sonrasında her yıl bir defa uygulanması yeterli olacaktır. Bu yöntemin en önemli avantajı, plazmanın hastanın kendi kanından elde edilmiş olması dolayısıyla oldukça güvenli bir uygulama olması ve alerji riski taşımamasıdır. Gerekirse etkinin artması için saç mezoterapisi ile kombine edilerek uygulanabilir.

SAÇ PRP KİMLERE UYGULANIR?


• Erkek tipi saç dökülmesi durumunda (androgenetikalopesi). Yapılan araştırmalara göre, PRP enjeksiyonlarının, erkek tipi kellik olarak da bilinen androjenikalopesi tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir. Erkeklerde erken evrede yapılan tedavi daha etkili olmaktadır.
• Saç ekimi öncesi veya sonrası mevcut saçlarının korunmasını isteyen hastalara,
• Daha çok kadınlarda görülen diffuzalopesi durumunda (genel dökülme durumları diyet sonrası, strese bağlı, mevsimsel dökülme gibi),
• Alında traksiyon (çekmeye bağlı) dökülmelerde,
• Alopesiareata hastalığı olanlara(saçkıran),
• Doğum sonrası dökülmeler için,
• Saçlarında incelme, zayıflık farkeden veya saçlarının parlaklık ve hacim kaybettiğini farkeden hastalara,
• Saçların geç uzaması, kolay kırılması, sönük ve bakımsız görünmesi durumunda uygulanabilir.

KİMLERE UYGULANMAZ?

  • Hamile ve emzirenler,
  • İmmunolojik hastalığı olanlar, otoimmun hastalığı olup aktif dönemde olan kişilere
  • Kanser hastaları,
  • Kan şekeri regüle olmayan diabetikler,
  • Antikoagülan tedavi görenler veya kanama bozukluğuna sahip kişiler,
  • PRP yapılacak bölgede infeksiyon ya da iltihap olanlar,
  • Skatrisyelalopesiye sahip kişiler saç mezoterapi uygulaması için uygun hasta değildirler.

Uzm. Dr. Zeynep PEHLİVAN

Sıkça Sorulan Sorular

Medikal estetik, bu yıpranmaları onararak kozmetik olarak vücudun en güzel haline kavuşmasını sağlayan tedavileri kapsayan bir alandır.

  • Ameliyat gibi cerrahi yöntemlere başvurulmaz.
  • Ciltte kesi oluşturmadan uygulanan bir yöntem olduğu için genel anestezi yapılmaz.
  • Ağrısız bir uygulamadır.
  • Kişi, operasyon sonrasında günlük yaşantısına çok kısa bir sürede geri dönebilir.
  • Enfeksiyon gelişme riski oldukça düşüktür.
  • Estetik başarı oranı yüksektir.
  • Estetik ve plastik cerrahi prosedürlere kıyasla daha uygun maliyetlidir.
  • Tedavi işlemlerinin süresi kısadır.

IV Therapy, damar yolu aracılığıyla vitaminlerin, minerallerin, aminoasitlerin ve
antioksidanların doğrudan dokulara gittiği ve % 90’nın üzerinde emilim oranıyla sonuçlanan, vitamin, mineral ve antioksidanları dokulara iletmenin en hızlı ve en etkili yoludur. İnsan vücudu kimyasallardan, radyasyondan ve diğer faktörlerden kaynaklanan hasarı sürekli olarak onarır. 

  •       Bağışıklığı güçlendirir (soğuk algınlığı veya gripten korunma)
  •       Konsantrasyon ve zihinsel odaklanmayı arttırır
  •       Kan şekerinin dengelenmesini sağlar
  •       Hangover (akşamdan kalma) durumunu iyileştirir
  •       Hormonal dengesizliği düzenler
  •       Yaşlanma belirtilerini azaltır
  •       Egzersiz sonrası iyileşme sürecini kısaltır
  •       Enerji verir
  •       Cilt sorunlarını azaltır